ÇÖZÜLEMEYEN GİZEM: EVEREST

National Geographic Türkiye / Temmuz 2020

Sandy Irvine ile dağcı yoldaşı George Mallory, yüz yıl kadar önce, Everest’in yüksek sırtlarından birinde sırra kadem bastı. Bu ikili, Edmund Hillary ile Tenzing Norgay’ın dünyanın en yüksek zirvesine çıkan ilk kişiler unvanı almasından 29 yıl önce zirveye ulaşmış mıydı? Makalenin yazarı ile ekibi, Irvine’ın bedenini –ve dağın tarihini yeniden yazabilecek fotoğraf makinesini bulmak üzere onun ayak izlerini sürüyor.
“VAZGEÇ,” diyor. “Çok yorgunsun. Değmez.”

Rehberimiz ve keşif liderimiz Jamie McGuinness, içeri çökmüş kanlı gözlerini üzerime dikmiş bakıyor. Oksijen maskesini ve güneş gözlüklerini çıkarmış. Çenesini birkaç günlük kirli bir sakal kaplıyor. Teni ölü gibi solgun.
Everest’in Kuzeydoğu Sırtı’nda –Nepal’deki kalabalıkların uzağında, Çin tarafında– 8440 metrede bir kaya yığını üzerinde oturuyoruz. Yüz metre aşağımızda, dağcılığın en büyük gizemlerinden birini çözebilecek GPS noktası var. Yakın tarihli bir araştırma, efsanevi İngiliz kâşif Andrew “Sandy” Irvine’ın düştüğüne ve bu noktada yatıyor olabileceğine işaret ediyor. Peki ama bedeni hâlâ orada mı?
Yüz yıl kadar önce, Irvine ile tırmanış yoldaşı George Mallory bu sırttan aşağı indikleri sırada sırra kadem bastılar. O tarihten bu yana tüm dünya, Edmund Hillary ile Tenzing Norgay’ın Everest zirvesine ayak basan ilk kişiler olarak kabul görmesinin 29 yıl öncesinde, o gün, bu ikiliden birinin ya da her ikisinin de zirveye ulaşıp ulaşmadığını merak ediyor. Irvine’ın yanında Vest Pocket Kodak fotoğraf makinesi taşıdığı düşünülüyor. Eğer bu fotoğraf makinesi bulunursa ve içinde zirvede çekilmiş fotoğraflar varsa, dünyanın en yüksek zirvesinin tarihi yeniden yazılabilir.

Etrafımdaki coğrafyaya göz gezdiriyorum. Yellow Band (Sarı Kuşak) olarak bilinen açık renk bir kayanın bulunduğu alanda, kar ve kaya parçaları ile dolu çıkıntılar arasına sıkışmış bir dizi kısa ve dik kayalık göze çarpıyor. Dört bin metre aşağıda Tibet Platosu’nun çorak ovası serap gibi parlıyor.

Son 48 saattir çok az uyku uyudum, güçsüzüm ve irtifa nedeniyle midem bulanıyor. 6400 metredeki İleri Ana Kamp’tan üç gün önce ayrıldığımızdan bu yana ancak birkaç yudum denilebilecek miktarda dondurularak kurutulmuş köri, bir avuç kaju ve bir de Everest’in tepesinde daha sonra geri çıkardığım bir lokma gofret yedim. O kadar yorgunum ki, oksijen yoksunu beynim uzanıp gözlerimi kapamam için yalvarıyor. Ancak geriye kalan bir parça netlik ve idrak kalıntısı, bunu yapmam halinde bir daha hiç uyanmayabileceğimin farkında.

Üstten birkaç küçük taş yuvarlanıyor. Başımı yukarı çevirince fotoğrafçı Renan Öztürk’ün sırttan aşağı bize doğru indiğini görüyorum. Birkaç saat önce ayak bastığımız zirveye uzanan göbek bağımız sayılan sabitlenmiş ince mor ipe kolunu dolamış. Patinaj yaparak durup yanıma çöküyor.

Ona dönüyorum. “Ne diyorsun?”

Hemen yanıtlamıyor, göğsü körük gibi inip kalkıyor. En sonunda nefesini toplayınca oksijen maskesinin arkasından boğuk sesini duyuyorum. “Dene bence.”
Başımla onaylayarak emniyetimi sabit hattan çıkarıyor ve eğimli kaya çıkıntıda dengesiz birkaç adım atıyorum. İpten ayrıldığım anda Lhakpa Şerpa bağırıyor: “Hayır, hayır, hayır!”

El sallıyorum. “Bir şeye bakmam gerekiyor. Çok uzağa gitmiyorum.”
Beni vazgeçirmeye çalışıyor. “Çok tehlikeli, çok tehlikeli!”
Everest zirvesine birkaç kez tırmanmış bir dağcı ve rehber olarak, çarşakta kötü bir kayış sonucu 2 bin metre aşağıdaki Rongbuk Buzulu’na düşebileceğimi biliyor. Bir yanım ona hak vererek vazgeçmek istiyor. Profesyonel rehber olarak geçirdiğim dönem de dahil olmak üzere, dünyanın dört bir yanında onlarca yıllık dağcılık deneyiminin ardından, nesnel riskin çok yüksek olduğu anlarda çizgiyi asla aşmayacağıma dair kendi kendime söz vermiştim. Ne de olsa evde çok sevdiğim bir ailem var.

Ancak şu anda McGuinness’i, Lhakpa’yı ve kendi kendime verdiğim sözü hiçe sayıyorum. Irvine’ın kayıplara karışmasının gizemi çok güçlü.

National Geographic Türkiye / Seçilmiş İçerikler

SU KRİZİ
Temmuz 2020

SU KRİZİ

Dünyanın en büyük nehirlerinden biri olan İndus, bahar ve yaz aylarında eriyen buzdan gelen istikrar...

METROPOL
Ağustos 2017

METROPOL

Toplam nüfusun yarısından çoğunun kentsel alanlarda yoğunlaştığı bir dünyada megakentler, 21. yüz...

BUZDAKİ KRİZ
Temmuz 2017

BUZDAKİ KRİZ

İki makaleden oluşan Antarktika dosyasında, önce kıtanın buzla örtülü yüzeyinde çalışan bilim insanl...

DEHA
Mayıs 2017

DEHA

Bazı beyinler o kadar özel ki dünyayı değiştirebiliyor. Bu sıradışı insanların geri kalan herkese fa...


National Geographic Türkiye Sayılar