WESTWORLD BİR AMERİKAN DİSTOPYASI

Lacivert / Kasım 2016

Westworld bir yanıyla Jurassic Park’ın temelindeki korkunun nüvelerini bünyesinde taşıyor. Jurassic Park nasıl Batı düşüncesindeki ‘doğa’nın denetim altına alınması meselesinin alegorisiyse Westworld de Batı’nın kendi dışındaki toplumları tahakkümü altına almasının alegorisi.

WESTWORLD KARAKTERLERINDE BIR ÇEŞIT RUHSUZLUK HAKIM

MESUT BOSTAN

BATI DÜŞÜNCESINDE ÜTOPYALAR TOPLUMSAL ELEŞTIRININ BIR ARACI OLARAK DÜŞÜNÜLÜYOR. İÇINDE BULUNULAN TOPLUMDAN FARKLI BIR TOPLUMDA IŞLERIN NASIL YÜRÜDÜĞÜNÜ ANLATARAK TOPLUMSAL BIR ÖNERI ORTAYA KOYUYOR. ÜTOPYACI EĞILIMIN YAYGINLIĞI TARIHSEL SÜREÇ IÇERISINDE AMERIKA’NIN KEŞFIYLE AZALIYOR. ÇÜNKÜ AMERIKA’NIN KENDISI BIR ÜTOPYACI TECRÜBE OLARAK ORTAYA ÇIKIYOR.

Ütopyacılık Batı düşüncesinin temel özelliklerinden biri. Bu düşünsel eğilimi kabaca var olandan farklı bir toplum tahayyülü olarak tarif etmek mümkün. Bu eğilimin izi Batı düşüncesinin kaynaklarına kadar sürülebilir. Antik Yunan’da felsefe özgün bir düşünsel yapı olarak ortaya çıkarken, ütopyacılık da bu yapının temel taşlarından birini oluşturuyor. Felsefe, sistemik bir düşünce olma iddiasını toplum tahayyülüne yansıttığında toplumsal sistemler olarak ütopyalar tezahür ediyor. Platon, Atlantis ütopyasını anlattığı ‘Timaios’ ve ‘Kritias’ diyaloglarında Yunan toplumunun Mısır toplumundan farkı olarak ütopyacılığı gösteriyor. Doğu toplumlarının toplum tahayyülü geleneğe yani kadim olana yaslanırken Batı toplumları toplumsal sistem fikrini ütopyalar üzerinden düşünüyor. Platon, bunu afetler ve savaşlar gibi toplum açısından devrimsel nitelikteki gelişmelerin Yunan toplumu üzerindeki etkisine bağlıyor. Bu yüzden ütopyacılığı doğuran biraz da gelenek yokluğudur. Batı düşüncesinde ütopyalar toplumsal eleştirinin bir aracı olarak düşünülüyor. İçinde bulunulan toplumdan farklı bir toplumda işlerin nasıl yürüdüğünü anlatarak toplumsal bir öneri ortaya koyuyor. Ütopyacı eğilimin yaygınlığı tarihsel süreç içerisinde Amerika’nın keşfiyle azalıyor. Çünkü Amerika’nın kendisi bir ütopyacı tecrübe olarak ortaya çıkıyor. 

DIZININ SORDUĞU SORULARDAN ÇOK BUNLARIN NEDEN SORULDUĞUNA ODAKLANMAK MANTIKLI GÖRÜNÜYOR. ‘İNSAN NEDIR’ SORUSU ÖRNEĞIN VAROLUŞSAL BIR SORGULAMADAN ÇOK HÜMANIZMIN YENIDEN TANIMLANMA GIRIŞIMI OLARAK DEĞERLENDIRILMELI. ÖTE YANDAN BATI’NIN KENDINE DAIR ORTAYA KOYDUĞU ELEŞTIRELLIĞIN HER ZAMAN BIR ÇEŞIT OKSIDENTALIZM OLTASINI DA IÇINDE BARINDIRDIĞINA DIKKAT ETMEK GEREKIYOR. BATI KENDINI BIR HATA OLARAK SUNDUĞUNDA BILE DOĞRUYU KENDI IÇINDEN ÇIKARMA GAYRETINDE.


Lacivert / Seçilmiş İçerikler


Lacivert Sayılar