Yeni doğan bir yıldızın X-ışınları Güneş Sistemi’nin ilk günlerine ışık tutuyor

All About Space / Ağustos 2020

Yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, astronomlar Güneş benzeri bir yıldızın evriminin ilk safhasında yaydığı X-ışınlarını tespit ettiler. Bu keşif, bilim insanlarına Güneş Sistemi’mizin ilk dönemlerini anlama ve kozmik tarihçemizi baştan yazma imkânı verebilir
Yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, astronomlar Güneş benzeri bir yıldızın evriminin ilk safhasında yaydığı X-ışınlarını tespit ettiler. Bu keşif, bilim insanlarına Güneş Sistemi’mizin ilk dönemlerini anlama ve kozmik tarihçemizi baştan yazma imkânı verebilir. 2017’de Chandra X-ışın Gözlemevi, Güneş’imizle aynı tipte, çok genç bir yıldız olan HOPS 383’ten yayılan bir X-ışını parlaması tespit etti. Yıldız evriminin ilk aşamasında olduğu için “önyıldız” olarak sınıflandırılan bu yıldız Dünya’dan yaklaşık 1.400 ışık yılı uzakta. Oluşumu tamamlandığında kütlesinin Güneş’in yarısı kadar olacağı tahmin ediliyor. Bu yeni araştırmada, bilim insanları üç saat 20 dakika süren X-ışını parlamasını gözlemledi ve bu sayede bizim Güneş’imiz gibi yıldızların evrene yüksek enerjili ışınım salmaya ne zaman başladığı konusundaki anlayışımızı değiştirecek bulgular elde edildi. Fransa’da bulunan Marseille Y Bu ön yıldız bize Güneş Sistemi’mizin erken dönemleri hakkında önemli bilgiler verebilir. Yeni doğan bir yıldızın X-ışınları Güneş Sistemi’nin ilk günlerine ışık tutuyor Chelsea Gohd Üniversitesi’nin Astrofizik laboratuvarından Nicolas Grosso, “Güneş’in doğduğu anda neler olduğunu gözlemlememize imkân verecek bir zaman makinemiz yok, ancak yapılacak ikinci en iyi şey HOPS 383 gibi benzerlerini incelemek” diyor. “Bu bilgiler ışığında Güneş Sistemi’nin geçmişinin önemli kilometre taşlarını oluşturabiliriz. ” Bilim insanları genç yıldızların yaşlı yıldızlara kıyasla daha fazla X-ışını saldığını biliyor, ancak bu ışınları tam olarak ne zaman yaymaya başladıkları konusunda bir bilgiye sahip değiller. Grosso ve ekibine göre, bu yeni bulgular “astronomların Güneş benzeri yıldızların tarihçesinde, uzaya X-ışını salmaya başladığını düşündükleri zamanı değiştirebilir.” Araştırmacılar ilk başta HOPS 383’ün bu aktif parlama döneminden önce yaydığı X-ışınlarını gözlemlemedi, zira bu nesne parlamanın maksimum olduğu noktaya göre on kat daha sönüktü. Buna ek olarak, parlamanın çok daha yaşlı bir yıldız olan Güneş’in en güçlü X-ışını parlamasından 2.000 kat daha güçlü olduğunu tespit ettiler. Buna ek olarak, bu tür genç yıldızlarda (HOPS 383’te olduğu gibi) yıldızı çevreleyen bir gaz ve toz “kozası” bulunuyor ve bu koza yıldızı içine alan bir disk oluşturacak şekilde içeri doğru düşüyor. Maddeler içeriye doğru düşerken, bir taraftan da genç sistemden dışarı doğru bir madde akımı da gerçekleşiyor. Grosso ve ekibi HOPS 383’ten çıkan bu madde akımının çok fazla olduğunu tespit etti. Grosso’ya göre, bu yıldızdan çıkan X-ışını parlaması çıkışın başladığı noktanın tabanında elektronları atomlarından ayırabilir. Bu süreç, manyetik kuvvetlerle dışarı akışı tetikliyor veya hızlandırıyor olabilir. Greenbelt, Maryland’de bulunan NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’ndeki Uzay Bilim ve Teknolojisi Keşif ve Araştırma Merkezinden Kenji Hamaguchi, “eğer X-ışını parlamaları ve akımlar arasındaki bu bağlantı doğruysa, benzer parlamalar bize hayat veren yıldızın, Güneş’in oluşumunda önemli bir rol oynamış olabilir” diyor.

All About Space / Seçilmiş İçerikler


All About Space Sayılar