COVID-19’UN ASTRONOMİYE ETKİLERİ

All About Space / TEMMUZ 2020

Koronavirüs küresel anlamda hayatımızın her noktasını etkiledi. Peki uzay endüstrisi bize neler anlatıyor? Bu konuda bize nasıl yardımcı olabilir? Lee Cavendish
Dünya şimdiye kadar görülmüş en zorlu salgınlardan biriyle mücadele ediyor ve bu salgın Dünya’nın dört bir yanındaki insanları, işyerlerini ve endüstrileri derinden etkiliyor. COVID-19 veya bilinen adı ile koronavirüs 2020’nin başında yayılmaya başladığında etkilerini uzaydan bile görmeye başladık.

Virüs ile mücadele edebilmek için bütün hükümetler ağır yasaklar getirdi. İnsanlar sadece temel ihtiyaçlarını karşılamak için dışarı çıkabildi ve sadece çok gerekli işyerleri çalıştı. Bu önlemler beraberinde seyahat yoğunluğunda büyük bir azalma getirdi. İşyerleri kapandı ve toplu etkinlikler iptal edildi.
Kalabalık şehirlerin üzerindeki atmosfer tabakasını kirleten zararlı emisyonlar, bu önlemlere paralel olarak dramatik bir şekilde azaldı. COVID-19 her ne kadar büyük bir tehlike olsa da, çevreye minik de olsa pozitif bir etkisi bulunuyor. Fosil yakıtların kullanımı küresel ölçekte çok azaldı ve son zamanlarda tepe noktasına erişen zararlı emisyonlarda da düşme yaşanıyor. Salgının tam ortasında, Dünya’ya bakan uydulardan alınan görüntüler fosil yakıtlardan vaz geçmenin Dünya’ya nasıl bir etkisi olacağını açıkça gösteriyor.

European Space Agency’nin (ESA) Dünya’nın yörüngesinde bu tür değişiklikleri izlemek için bir uydu filosu bulunuyor. Tüm bu uydular, ESA’nın Copernicus programı çerçevesinde görev yapıyor. Ünlü Polonyalı astronom, Dünya’nın Güneş çevresinde döndüğünü keşfeden ilk bilim insanıydı. Copernicus programının hedefi çevreyi izlemek ve iklim değişikliğinin etkilerini tespit etmek. Uydulardan biri, Sentinel, Dünya’daki hava kirliliği ile doğrudan ilgisi olan azot dioksit konsantrasyonunu izliyor.

Çin’in Wuhan kenti, COVID-19 salgının başladığı nokta olarak biliniyor. Çin, sert yasakların uygulanmaya başladığı ilk ülke. Aralık 2019 ve 2020’nin ilk üç ayı boyunca Sentinel-5P, genelde elektrik santralleri, araçlar ve endüstriyel merkezlerden yayılan azot dioksit konsantrasyonunu düzenli olarak kaydetti. Bu süre boyunca alınan görüntüleri birleştiren ve analiz eden ekip, bu molekülün konsantrasyonunun Çin’de, özellikle de Pekin ve Şanghay üzerinde dramatik ölçüde azaldığını tespit etti. Bu iki kent, hava kirliliği ve kötü hava kalitesi ile özdeşleşmiş durumda.

All About Space / Seçilmiş İçerikler


All About Space Sayılar