EN İYİ AKTÖR: KIVANÇ TATLITUĞ

GQ Türkiye / Kış 2017

Onun aktörlüğü gözümüzün önünde büyüdü. 2000 yılındaki 'Gümüş' çok uzak sayılmaz aslında ama o zamanlar daha çocuktu. 2008'de hayatımıza giren Behlül'ü hepimiz çok net hatırlıyoruz. Peki sonra ne oldu da 'Ezel' dizisindeki Sekiz gibi bir performans ortaya çıkardı? Ya Kuzey nasıl bir dönüşümdü? Kelebeğin Rüyası'nda sizce de bir Hollywood aktörü gibi değil miydi? Kurt Seyit bir süre hepimizi bir romanda yaşatmadı mı? Kıvanç Tatlıtuğ her seferinde daha büyük bir aktör olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bu yıl da 'Cesur ve Güzel' ile olgunluk döneminin tadını çıkarıyor.

Bundan yaklaşık iki yıl önce, yine röportaj için buluşmuştuk Kıvanç Tatlıtuğ ile. O günlerde olgunluk döneminin başında olduğundan, hayatının değişmeye başladığından bahsetmişti. "Bir durup görmek lazım. Susup duymak lazım. Kendime ve doğaya döneceğim biraz" demişti. Aynen dediği gibi yaptı. Kendini geri çekti, bol bol seyahat etti, hiçbir dizi veya film projesine dahil olmadı. Bu yılın ortasında ise son projesi 'Cesur ve Güzel'in çalışmaları başladı.

Yeni rolü Cesur'la Kasım ayında, bir cipin üzerinden kontrolsüzce koşan ata atlayarak Tuğba Büyüküstün'ü kurtardığı o meşhur sahnede tanıştık. O kahramanca uçuşun sonunda kafasını kaldırdığı an, muhteşem dönüşüyle karşılaşmıştık. Bronz tenli, uzun dalgalı saçlı Cesur çok iyi bir başlangıç yapmıştı.

Cesur karakterinin aslına bakarsanız, pek çok oyunu var. İntikam peşinde, büyük planı olan bir adam. Etrafındaki herkesle farklı bir hayat yaşıyor. Birine karşı güçlü bir işadamı, birine karşı yaralı ve onurlu bir evlat, birine karşı düşman, birine karşı şefkat dolu bir işveren, birine karşı da aşık olunacak gizemli bir adam. "Cesur'da sektörden uzak kaldığım süre boyunca içimde toparladığım  kirlerin, duyguların izleri var. Yaş almanın, kendi çekirdek ailemi kurmuş olmamın özgüvenini de görüyorum" diyor.

Kıvanç Tatlıtuğ, mesafeli duruşuyla bilinir. Yüzüne patlayan flaşları sevmez. Kendini anlatmayı sevmez; övmeyi hiç sevmez. Röportaj yapmayı mümkün olsa hiç istemez. Yapsa da sadece projesini anlatır. Ama bir de şöyle ironik bir gerçek var: Bir editör arkadaşa sahip ve şu an bu satırları o yazıyor.

O, hafta sonu sizinle mangal yaparken oyunculuktan, stresinden, dizisinden, filminden, bir gece önce sabaha kadar buz gibi havada çekim yaptığından bahsetmez. Elinde maşa, et çevirir. Lastiğim patladı koş derseniz, işini gücünü bırakır yardımınıza koşar. Hastaneye yatsanız ziyarete ilk gelen odur. Sırrınız onda hep kalır. Sabahları köpeğini alır, parka çıkar gibi sete gider.

Siz köpeğinizi ona emanet etseniz, geri verdiğinde eğitmiş olur. Sonra televizyonda, beyaz perdede öyle bir performansla çıkar ki karşınıza siz arkadaşınızın "ünlü" Kıvanç Tatlıtuğ olduğunu sadece o zaman hatırlarsınız...


GQ Türkiye / Seçilmiş İçerikler


GQ Türkiye Sayılar