Hayal perdesinin ışığı söndü

Atlas Tarih / Haziran - Temmuz 2017

Bir hayal oyunu olan Karagöz temsili daima “Perde kurdum şemâ yaktım / Oynatayım zıll-i hayal” beyti ile başlar. Orhan Kurt ve Tacettin Diker geleneksel sahne sanatı Karagöz’ün Cumhuriyet tarihindeki iki büyük ustasıydı. Onların ebedi âleme geçişleri ile perdeyi aydınlatan şemâ, yani ışık da artık sönmüş oldu…

Karagöz ve Hacivat, Osmanlı’ya ister bazı araştırmacılara göre Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi ile birlikte oradan gelsin, ister tiyatro tarihi uzmanı Metin And’a göre Cava gibi bir uzakdoğu ülkesinden gelmiş olsun, ister rivayete göre Bursa’da Sultan Orhan devrinde yaşamış, ya da yaşamamış olsunlar… Karagöz’ün tarihçesi üzerinde araştırmacılar hiçbir zaman müttefik olmasa da müşterekte anlaştıkları tek şey onun Türk sahne sanatlarının atası olduğudur. Öyle ki bilinen en eski gösteri sanatımız olarak; ortaoyunu, meddah, tuluat, İbişli kukla sanatları tipleri, oyunları, yapı kurgusu gibi özellikleriyle tamamıyla, hatta hokkabazlık sanatındaki muhavere dahi ondan doğmuştur. Bu konuda yetkinliğini tartışamayacağımız en önemli isimlerden biri olan Haldun Taner’in belirttiği gibi epik tiyatronun örneklerini onu dünyaya sunan Brecht’ten yüzlerce yıl önce çeşitli oyunlarında kullanmış olan Karagöz sanatımız 27 Mart 2017’de kâr-ı kadim (eski oyunlar) tarzın son ustası Orhan Kurt’u ebedi âleme uğurlamamızla gerçek anlamda artık öksüz kalmıştır.


Atlas Tarih / Seçilmiş İçerikler


Atlas Tarih Sayılar